style2
444 2 574
Işıklar Cad. No: 35/A Ataşehir / İstanbul

Haberler

Ailenizde varis varsa dikkat edin!

Ailenizde varis varsa dikkat edin!

 

18 Aralık 2009 - 08:14

Kadıköy Şifa Ataşehir Varis Merkezi Direktörü Opt. Dr. Mustafa Kemal Çalık :

Varis nedir?

Bacaklarda yüzeyel toplardamarların düzensiz bir biçimde uzayarak büklümlü genişlemesi ve kıvrımlar oluşturması varis olarak adlandırılır. Varis sözcüğü Latince Varix (kıvrım yapmış damar) kelimesinden türetilmiştir.

Varis vücuttaki hangi sorundan kaynaklanıyor?

Vücuttaki kirli kanı taşıyan toplardamarların içindeki kanın yerçekimini yenerek kalbe dönebilmesine yardımcı olan ven kapakçıklarının yetersizliği, ven duvarlarının zayıflığı ve doğuştan damar hastalıkları varisin yapısal nedenlerinin temelini oluşturur. Başka bir deyişle vücudumuzda kullanıldıktan sonra toksik maddelerle kirlenen, oksijenini yitiren kanı kalbe taşıyan damarlar olan toplar damarların, taşıyıcı görevini yapamaması sonucu damarlar genişler, deforme olur. Bazen ciltte daha belirgin hale gelerek bazen de görsel bir belirti vermeden sadece bazı yakınmalara yol açarak varis ortaya çıkar.

Kimler varis riskiyle karşı karşıya?

Aşağıda saydığımız varis oluşumunun birçok nedenleri arasında en büyük rolü genetik, yani ailesel miras oynar. Ailesinde varis olanlar bu konuda özellikle daha duyarlı olmalı, varsa çocuklarını da takip altında tutmalıdır.

* Genetik, ailesel geçiş

Obezite

* Kadınlık hormonu taşıyor olmak veya tedavi için hormon kullanmak

* Gebelik (özellikle çok doğum yapmış olmak)

* Yaş; her yaş grubunda görülebilse de ileri yaşlarda görülme sıklığı artar

Yaşam tarzı: Uzun süreli sabit oturuşlar veya sabit ayakta duruşlar

Meslek: Öğretmen, iş adamı/kadını, pilot/hostes, doktor/hemşire, sekreter, memur, ev kadını gibi mesleki pozisyon hataları

* Flebit gibi damar iltihaplanmaları sonrası

* Derin Ven Trombozu nedeniyle olan damar hasarı

* Travma: Bacaklara yönelik ameliyata veya kazalara bağlı hasarlar

* Tümörler

* A-V şantlar ve doğuştan gelen bazı hastalıklar

Varis sık görülüyor mu?

Toplumda yaş gruplarına göre yüzde 4,5-yüzde 55 sıklıkta görülen varisin, Türkiye’de etkilediği düşünülen kişi sayısı yaklaşık 10 milyondur. Kadınların bu hastalığa yakalanma ihtimali erkeklere oranla 3-4 kat daha fazladır. Buna kadınların gebelik durumları da eklenince oran 2-3 kat daha artmaktadır. Bunu şu şekilde açıklamak da mümkündür; çevremizdeki her 5 kişiden biri varislidir. Maalesef, bu varisli toplum kesiminin çoğu ya farkında olmadıkları için veya çözümünün bulunmadığı kanaatinde olduklarından tedavi arayışı içinde değillerdir.

Varisin türleri var mı?

Vücudumuzda değişik bölgelerdeki toplardamarlarda oluşabilen varisler bulundukları organa ve yere göre çeşitlilik gösterirler:

A) Vulvar varis: Kadın genital organlardaki varisler olup bu varislerin oluşum nedenleri ve tedavisi bacak varisleri gibidir.

B) Ösefagus (yemek borusu) varisi: Sebepleri, oluşumu ve tedavisi tamamen farklıdır ve mutlaka değerlendirilmeye alınmalıdır. Gastro Enteroloji’nin uzmanlık alanına girer.

C) Varikosel: Testislerin toplardamarlarında genişleme şeklinde olan bir tür varistir; ürolojinin uzmanlık alanına girmektedir.

D) Hemoroid: Her ne kadar son dönemde hemoroidde asıl problemin damar genişlemesi değil, daha çok taşıyıcı bağ dokusunda zayıflık ve hasar olduğu kabul edilse de makat bölgesindeki toplardamarlardaki genişleme varis tanımlamasına uymaktadır. Genel cerrahi ve Gastro Enteroloji’nin uzmanlık alanına girer.

E) Bacak varisleri: Yerçekimi etkisi ile bacaklarda daha sık rastlanan varisler değişik şekillerde karşımıza çıkar:

1. Spider anjiomları ve telenjiektaziler: Örümcek ağını veya yıldızı andıran, ciltte yüzeyel yerleşim gösteren, 1 mm veya daha az çaptaki varislerdir. Elle hissedilmezler. Mavi veya kırmızı çizgisel renk değişiklikleri olarak görülürler. Bu çizgisel oluşumlar tüm bacağı sarabilirler.

2. Retiküler varisler: Ciltten hafif kabarık, çapları 4 mm’den küçük olan mavi, mor renkli, elle hafifçe hissedilebilen varislerdir.

3. Yüzeysel ana varisler: Elle ve gözle kolayca fark edilebilen, 4 mm’den büyük çaplı, cilt altında seyreden varislerdir.

4. Büyük toplardamar varisleri: Büyük ve küçük safen venleri denilen büyük toplardamarların seyirleri boyunca görülen, büyük, geniş kıvrımlar oluşturan ve damarın kendine ait yeşilimsi renginin yansımasının görüldüğü varislerdir.

5. Derin varisler: Toplardamar sisteminde derinden seyreden, yani buzdağının altından kaynaklanan varislerdir. 6. Kombine tipler: Birkaç değişik varis tipinin bir arada bulunmasıdır.

Varis 'Geliyorum' der

Varis, ağrı, kaşıntı, ayak bileğinde şişme, bacaklarda yorgunluk, gerginlik, zonklama ile kendini belli ediyor

Varisin dereceleri var mı?

Hastalığın süresi, yaygınlığı, oluşturduğu yakınmalarla, cilt ve cilt altı dokularda oluşturduğu değişiklikler ve varisten gelişmiş sorunlar eşliğinde sınıflandırmalar yapılır. Bu kriterlere göre de kişiye özel korunma ve tedavi planları düzenlenir

Belirtiler nelerdir?

Ağrı: Bu ağrı tüm bacağı ve özellikle diz altı bölgeyi etkileyen derin, künt ve bacağa ağırlık hissi veren bir ağrıdır. Uzun süre ayakta kalmakla artar ve bacağı yukarı kaldırmakla azalır. Yorgunluk ağrısı olarak da ifade edilebilir.

* Kaşıntı: Bacak kaşınabilir ve sıcaklık, yanma hissi ve bazen de zonklama olabilir. Genelde varisli damarların üzerinde olur ve yaygın bir his olmasa da bazen cilt değişiklikleri olduğunda ayak bileğine sınırlı olabilir.

* Ayak bileğinde şişme: Özellikle akşamları, sıcak havalarda veya adet dönemlerinde ayak bileklerinde hafif, orta bazen de ileri dereceli şişlikler belirir.

* Gece krampları: Yaygın bir şikayet olup varis harici kalsiyum, magnezyum eksikliği, kansızlık, huzursuz ayak sendromu gibi durumlarda da karşımıza çıkabilir. Uzun süreli ayakta kalmak veya oturmak, adet dönemleri ve sıcak havalarda ağrı, kaşıntı, şişme, dolgunluk, gece krampları yakınmaları artar. Bu da varis hastalığı tanısını destekleyen önemli bir durumdur.

* Bacaklarda yorguluk, gerginlik hissi.

* Yüzeyel tromboflebitler: Yüzeyel varisli toplardamarların yüzeysel pıhtılaşması sonucu üstünde bulunan cildin enflamasyonuna (bakteri olması gerekmeden oluşan vücudun bölgesel cevabıdır) neden olur. Kendiliğinden oluşabileceği gibi toplardamara hafif bir travma, hareketsizlik veya uzun süreli yolculuklar sonucu da oluşabilir. Gizli tümörler gibi diğer nedenler de unutulmamalıdır. Akut dönemde cilt kızarık, sıcak ve çok hassastır. Aradan zaman geçince sert hassas olmayan damar üzerinde kalıntı, ciltte renk değişikliğine neden olur. Sonuçta toplardamar yeniden açılabilir (rekanalize) ve süreç kendini tekrarlayabilir.

* Ayak bileğindeki cilt değişiklikleri: Bu değişiklikler hafif renk değişikliğinden varis egzamasına, lipodermatoskleroz ve açık yaraya (ülser) kadar değişebilir.

* Kanama: Yüksek ayak bileği basınçlarının olduğu durumlarda, hassas cilde hafif bir travma olduğunda büyük kanamalar olabilir. Benzer şekilde belirginleşmiş bir damara olan travma da aşırı kanamaya neden olabilir.

Kişi hangi şüpheyle doktora başvurur?

Yukarıdaki yakınmalardan bir veya birkaçının mevcut olduğunu düşünen hastalar, ailesinde varis olanlar veya bacaklarında alıştığı görüntünün haricinde damar oluşumları veya cilt değişiklikleri gören kişilerin varis taraması (veya en azından varis testi) yaptırmasında yarar vardır.

Varis mutlaka tedavi edilmeli mi?

Gündelik yaşamımızı etkileyen yakınmalara yol açan varislerin tıbben tedavi edilmesi gerektiği gibi sadece kozmetik yakınmalara yol açan varislerin de tedavisi gerekir. Bunun en önemli nedeni eğer gündelik yaşamı psikolojik yönden etkileyecek kozmetik varis mevcutsa tedavisi de gerekmektedir. Çünkü yaşam kalitemizi bozacak hiçbir şeye bilerek izin verecek lüksümüz yok. Hele ki önlenmesi mümkünse...

Varis tekrarlayan bir hastalık mı?

Varis hastalığında en önemli nokta tedavi yapılmasının gerekliliğini bilmek kadar korunmayı da bilmek gerekmektedir. Çünkü hekim olarak varisli damarı tedavi etseniz de o anda varisli olmayan toplardamarların da ileride varisleşmesi mümkündür (hastanın risk faktörlerine bağlı olarak).

Peki varis tedavi edilmezse ne olur?

Varislerin tedavi edilme gerekliliği tedavi edilmemiş varislerin neden olabileceği sorunlar bilindiği zaman önem kazanır. Sonuçta bacaklarda görülen hafif mor damarlar hastaya pek estetik kaygı vermese de bunların tedavi edilmemesi sonucu bakın neler olur:

* Dolaşım bozukluğuna bağlı cilt hastalıkları (varis de bir dolaşım bozukluğu hastalığıdır-staz dermatiti)

* Cilt altında kalınlaşma, cildin kendisinde incelme. Patoloji bulgusudur, hasta fark etmez.

* Cilt yaraları ve/veya varis kanamaları (tedavi edilmemiş varislerde uzun sürede oluşabilecek sorunlardır, tedavisi skleroterapi gibi basit olmayacaktır).

* Kronik venöz yetersizlik (toplardamarda kalıcı hastalıklar).

* Yüzeysel trombofilebit (toplardamarda bir çeşit iltihabi tıkanıklık).

* Estetik kaygılar sonucu oluşabilecek psikolojik rahatsızlıklar (kendine güvensizlik, memnuniyetsizlik gibi).

45 dakikada varise elveda

Yüzeysel varislerin tedavisinde kullanılan damar içi lazer yöntemi hastanın günlük programını engellemiyor. 45 dakikada yapılan bu işlem sonrası varisler ortadan kalkıyor. Kişi yürüyerek hastaneden ayrılıyor, ağrı duymuyor

 Varis teşhisi nasıl konuluyor?

Varis teşhisi günümüzde kolaylaştı. Varis hastalarında hastanın özgeçmişi, geçirdiği hastalıklar, ailesinde varisin mevcudiyeti, yakınmaları ve muayene bulguları tanıda önemli yer tutar. Muayene sırasında yapılacak Trendelenburg ve Perthes Testleri varisleşen damar sisteminin temel bölgelerini belirler. Muayene sonrası yapılan el doopleri tetkiki ve renkli dupleks ultrasonografi ile her hastaya özgün varis haritasının çıkartılması variste yüzde 99’lara varan teşhis olanağı sağlar. Bu tetkikler hasta konforunu bozmaz, ağrılı ve girişimsel yöntemler değildir.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

1) Klasik varis operasyonu
2) Mikro flebektomi
3) Skleroterapi (İğne tedavisi)
4) Köpük tedavisi
5) Lazer tedavisi
a) Yüzeysel lazer
b) Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA, Damar içi lazer tedavisi)
6) Radyo frekans dalgaları ile ablasyon Lazer tedavisi nedir? Lazer tedavisinde temel prensip, hastalıklı damara özgü dalga boyundaki enerji uygulamasıyla hastalıklı damarı devre dışı bırakmaktır.

Lazer tedavisi hangi tür varislere uygulanabilir?

Lazer tedavisinin yüzeysel (cilt) varislerinde ve halk arasında iç varis diye bilinen varis tipleri olmak üzere iki değişik uygulaması vardır.

Lazer damar içine nasıl uygulanıyor?

Daha önceleri klasik operasyonla yok edilebilen ileri derecedeki varislerin birçoğu günümüzde EVLA (Endovasküler Lazer Ablasyon; damar içi lazer) tedavisiyle ortadan kaldırılabiliyor. Bu yöntemde hasta konforu en ön planda tutuluyor. Makarna çubuğu kalınlığında bir lazer kateterinin ultrason eşliğinde hasta damarın içine lokal anestezi ile yerleştirilmesini takiben hastalıklı damarın lazer ışığıyla devre dışı bırakılması temeline dayanıyor.

Açık cerrahiden farkı ne? İşlem ne kadar sürüyor?

Damar içi lazer (EVLA) yönteminin cerrahiden farkı şöyledir:

Hasta güvenliği ve memnuniyetine en iyi hizmet eden lazer dalgalarından oluşması
Genel anestezi yok (Tümessant anestezi denilen lokal uyuşturma ile yapılıyor)
Hastane yatışı yok
Girişimden 1-2 saat sonra hasta yürüyerek klinikten ayrılabilir
Kısa işlem süresi (45 dakika)
Güvenli
Ağrısız
Başarı oranı (yüzde 95-97)
Başarılı kozmetik sonuçlar
Cerrahi girişimden daha ekonomik

Herkese yapılabiliyor mu?

İşlemin yapılmasına engel teşkil edecek damar yapısı mevcut olmayan her hastaya uygulanabilir. Yani lazer kateterinin girebildiği ve ilerletilebildiği her vakada kullanılabilir. Tabii ki bu noktada daha önemli bir şart var: O da hastanın seçimidir. Hastaya uygun yöntemi önermek kadar eğer tıbben fark yoksa son kararın hastaya ait olduğunu da unutmamamız gerekir.

Yan etkileri var mı?

Damar içi lazer ile varis tedavisi sonrası yan etkiler nadirdir. Bazen hastalar lazer yapılan hat boyunca kızarıklıktan şikayetçi olabilirler. Bazen işlem sonrası erken dönemde lazer uygulanan damar deri altında hafif ağrılı bir sertlik şeklinde hissedilebilir. Bu birkaç hafta içinde kaybolur. Hastalar çok nadiren lazer uygulanan toplardamar üzerindeki deride uyuşukluktan yakınabilirse de, bu durum da birkaç hafta içinde düzelir.

Peki deri lazeri nasıl yapılıyor?

Küçük, orta boy yüzeysel varislerde (kozmetik ve yakınmaları gidermek amaçlı) hasta memnuniyeti sağlayacak bir tedavi yöntemidir. Özellikle halk arasında kılcal damar genişlemeleri olarak bilinen spider ven ve telenjiektazilerde Nd-YAG lazerin küçük başlıkları ile mükemmel başarı elde edilmektedir. Uygulama sadece 15-20 dakika sürmektedir ve skleroterapi yöntemiyle birlikte kullanarak daha başarılı sonuçlar almak mümkündür. Bu yöntemde kullandığımız lazerin en önemli yararı yaz-kış uygulanıyor olması ve her cilt tipinde kullanılabilmesidir.

Tedaviden sonra nelere dikkat edilmeli?

Hastalar işlemden hemen sonra gündelik yaşamlarına dönebilir, spor aktivitelerini gerçekleştirebilir. Yürüyüşü her işlem sonrası öneriyoruz. Varis çoraplarını düzenli kullanmaları hem tedavinin başarısını artırıyor hem de yeni gelişebilecek varislere karşı da korunma sağlanmalıdır. Lazer işlemi sonrası güneşlenmeyi 1 hafta kadar önermiyoruz. Sonrasında da normal koruyucu güneş kreminin yeterli olduğunu düşünüyoruz.

Lazer tedavisi ciltte yanıklara yol açabilir mi?

Konusunda uzman olmayan kişilerce yapılan lazer uygulamalarında yanık, kalıcı lekelere rastlamak mümkündür

İlaç varise çare olmuyor

Toplardamarların düzensiz biçimde uzayarak büklümlü olarak genişlemesi olan varisi tek başına ilaçla tedavi etmek mümkün değil

İğne tedavisi nedir?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: İğne tedavisinde (Skleroterapi) amaç damar içine sklerozan (kurutucu) madde vererek yüzeyel venlerin kurutulmasını sağlamaktır.

Nasıl yapılıyor?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: İnce ve orta kalınlıktaki varislerde çok ince iğnelerle hasta damarın içine sklerozan (kurutucu) madde verilerek varis ortadan kaldırılır. Anestezi ve cerrahi bir kesi gerekmez. Kozmetik amaçlarla 1 mm olan lezyonlarda da artan oranlarda kullanılmaktadır. Yöntem ağrısızdır ve 15-20 dakikalık uygulama sonrası gündelik yaşama dönülebilir. Bu yöntemde kullanılan kurutucu ilacın köpürtülerek damara uygulanmasına da köpük tedavisi denmektedir ve daha kalın damarlarda kullanılmaktadır.

Yan etkileri var mı?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: İğne tedavisinde çok nadiren gelişen ve çoğu zaman kalıcı olmayan yan etkileri şunlar:

* Damarın tam kapanmaması, tekrar tedavi gerektirmesi

* Yer yer morarmalar (1-2 hafta)

* Kapanan damarın sert bir biçimde ele gelmesi (15-20 gün)

* Kapanan damarın yerinde hafif kahverengi lekeler (Lekeler genelde 1-6 ayda kaybolur)

* Tedavi edilen bölgede çok ince kırmızı damarlardan oluşan lekeler

* Alerji

Başarı oranı nedir?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: İğne tedavisinin başarı oranını arttırmak ve yan etkilerini azaltmak amacıyla yüzeysel (cilt) lazeriyle kombine olarak (Hibrid tedavi) kullanmak sonuçları olumlu etkiler. Hibrid tedavi yönteminde tıbbi başarı yüzde 80-95’lere, kozmetik başarı ise yüzde 60-90’lara ulaşmaktadır. Bu sonuçlar varisin ne kadar süredir var olduğu ve altta yatan diğer etkenlere bağlı olarak değişmektedir.

Ne kadar süre tedavi gerekiyor?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varislerin yaygınlığına ve ne kadar süredir mevcut olmasına bağlı olarak 1-8 seans (15-20 dakikalık) gerekir.

Ses dalgalarıyla tedavi nedir?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Lokal veya bölgesel anestezi ile uygulanır. Küçük bir açıklıktan ince bir iğne ile damar içine girilir. Buradan radyofrekans kateteri Doppler US eşliğinde damar içine yerleştirilir. Yerleştirilen kateter üzerinden damar duvarına radyofrekans enerji uygulanır. Radyofrekans enerji damar duvarını ısıtırak kapanmasına neden olur. Uygulama ve sonuç olarak Damar İçi Lazer (EVLA) yönteminden farkı yoktur.

Variste cerrahi tedavi ne zaman devreye giriyor?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Günümüzde daha nadir kullandığımız cerrahi yöntem, diğer tedavi yöntemlerinin kullanılamadığı ileri evre varislerde, mikro cerrahi yöntemlerle varisli damarların devre dışı bırakılmasıdır. Cerrahi girişim öncesi ultrasonla hastanın varislerinin haritası çıkartılarak bacaklarında gerekli işaretlemeler yapılır. Böylece ameliyatta çok küçük (2-3 mm) noktalardan varisler çıkartılır (dikiş kullanılmaz). Sadece kasık çizgisinde 2cm’lik bir yerden ana hastalıklı damar çıkartılarak kozmetik olarak kapatılır. Hasta 1 saatlik ameliyatını olduğu gün evine gidebilir ve normal yaşantısına 2-3 günde dönebilir.

Bacakta yaralar varsa ne olacak?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varise bağlı gelişebilen venöz ülser dediğimiz yaralarda altta yatan hastalığı tedavi etmediğimiz müddetçe çoğu zaman yaralar kapanmakta gecikirler. En inatçı yaralardan olan bu ülserler özel çoraplar, yara örtüleri, ilaçlar ve gerektiğinde lazer girişimiyle tedavi edilebilirler.

Varis ilaçla tedavi edilemez mi?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varisli damarları tedavi edecek hiçbir ilaç yoktur. Bunu özellikle vurgulamamın nedeni bazı çevrelerce doğal ya da tıbbi ilaçların varisi tedavi ettiği gibi yanlış bir kanı oluşturabilecek açıklamaları varis hastalarının maalesef tedaviye geç başlamalarına yol açıyor. Varis hastalarının yakınmalarını azaltacak, tedavi sürecini kısaltacak destek olarak kullandığımız ilaçlar mevcuttur ama tek başına kesinlikle çözüm değildir.

Varislerde yararlı doğal ürünler var mı?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Asıl varis tedavisine destek olabilecek veya koruyucu olarak doktor tavsiyesiyle önerilebilecek birkaç ürün var:

At kestanesi tohumu özütü: Bu oral bileşik Avrupa’da hemoroid, varis ve yorgun bacakların tedavisinde kullanılır.

Gotu Kola: Centella asiatica bitkisinden elde edilir. Çin’de 2000 yıldan beri bilinen Ayurvedik bir bitkidir. Hintliler bu bitkiyi cilt iltihaplanmalarında ve idrar söktürücü olarak kullanmışlardır. K vitamini, magnezyum ve kalsiyum bakımından zengin olan Gotu Kola; kan dolaşımını düzenleyerek varis ağrılarını ve bacak kramplarını gidermeye yorgunluk etkilerini hafifletmeye, beyin fonksiyonlarını desteklemeye yardım eder.

Grape seed (Üzüm tohumu): Üzüm çekirdeği, özü ve kabuğundan elde edilerek kurutulmuş ve toz haline getirilmiştir. Damar geçirgenliği ve kırılganlığının azaltılmasındaki etkileri ile ödem ve kanamaları engellemeye yardımcı etkileri olan çok güçlü antioksidandır. İçerdiği yüksek oranlı flavinoidler hücreleri çevresel zararlardan korur. Damar sistemine etkisiyle venöz yetmezlik, varis, kapiller frajilite, morarma ve berelenme ile retina bozuklukları gibi venöz ve kapiller bozukluklarda kullanılır.


Varis çorabı olmadan tedavi olmaz

Varis çorapları varisin tedavisinde altın standart kabul ediliyor. Varis teşhisi konulanlar ve risk grubundakiler korunmak amacıyla çorap giymeli


Varis çorabı olmadan tedavi olmaz

Varis çorapları varisin tedavisinde altın standart kabul ediliyor. Varis teşhisi konulanlar ve risk grubundakiler korunmak amacıyla çorap giymeli

22 Aralık 2009 - 05:00

ALMAN HASTANESİ VARİS MERKEZİ DİREKTÖRÜ OP. DR. MUSTAFA K. ÇALIK ANLATTI:

Varis çorabı nedir?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çorapları ayak ve bacağı saran kuvvetli elastik (çoğu zaman doğal kauçuk dokuma) materyalden yapılmıştır. Ayağı ve bileği daha sıkı, baldır ve uyluğu ise daha gevşek sarar. Bu sayede baldır adeleleri daimi olarak sıkıştırılmıştır. Baldır adaleleri yürüme esnasında kasıldığında çorap kanın kalbe doğru pompalanmasını destekler, aşağıda birikmesini engeller.

Varis çorabı tedavinin olmazsa olmazı mı?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Evet, varise ve kronik venöz yetmezlikte uygulanan yöntemlerin hiçbirisi tek başına varis çorabı (Kompresyon Tedavisi) uygulaması olmadan başarılı olamaz. Bu nedenle varis çorabı uygulamaları venöz yetmezlik tedavisinde altın standart olarak kabul edilebilir.

Kaç tür varis çorabı var?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Temelde 5 basınç grubu altında ve 4 değişik uzunlukta olmak üzere varis çorapları sınıflandırılabilirler.

Varis çoraplarını kimler kullanabilir?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çoraplarını varis teşhisi konmuş kişiler veya risk guruplarındakileri korumak amacıyla kullanılabilir.

Neye göre varis çorabı alınıyor?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çoraplarının mutlaka doktorlardan alınan kişiye özel basınç, boy ve ölçüleri içeren reçetelerle sadece yetkili bayilerden alınması gerekir. Rastgele alınan çorapların yararı olmadığı gibi zararı bile dokunabilir. Amerika’da doktor reçetesi olmayan hastalara varis çorabı satılmadığı gibi satan bayilerin lisansı iptal edilir.

Varis çorabını ne zaman giymek gerekiyor?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çoraplarını doktor aksini söylemediği müddetçe sabah yataktan kalkmadan giymek ve yatarken çıkarmak gerekir. Eğer sabah çoraplar giyilmeden kalkıldıysa ve günün herhangi bir zamanında giyilmeye karar verilirse yatar pozisyonda bacaklar 2 dakika havada tutulduktan sonra giyilmesi uygun olur. Burada en önemli nokta varis çorabını hastalarımızın bir ceza gibi görmek yerine hayatlarını kolaylaştıracak ve koruyacak (diş fırçalama benzeri) bir yöntem gibi benimsemeleridir.

Varis çorabı nasıl kullanılmalı?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çorabı giyerken öncelikle tedavi edici etkisin göz ardı etmeke gerekiyor...

İşte dikkat edilmesi gerekenler:

* Varis çoraplarının uzun ömürlü olması, daima giyerken ve çıkarırken gösterilen itinaya bağlıdır.

* Varis çorabını giyerken kırışık kalmamasına dikkat edin. Çünkü kırışık olan yerlerde çorap bacağınızı sıkarak kan dolaşımınızı engelleyebilir. Uzun el ve ayak tırnaklarıyla varis çorabını giymeye kalkışmayın.

* Varis çoraplarının giyip çıkarmada fazla sert çekilmemesi ve zorlanmaması gerekir. Bir yırtılma olursa bu farkına varıldığında değiştirilmelidir.

Benzin, yağ, krem, neft, vs. kimyevi maddelerden çoraplarınızı koruyun.

* Varis çorabınızı ılık suyla ve sabunla yıkayın. Sıkmadan, özellikle havlu arasında kurutun. Soba ve kaloriferde kurutmamaya özen gösterin.

Nasıl giyilir?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çorabı giyerken, elinizi çorabın içine sokun ve topuğundan tutarak erkek çoraplarında olduğu gibi tersine çevirin. Çorabın koncunu hafifçe topuğunuzun üstünden kaydırarak bileğinize kadar getirin. Daha sonra varis çorabını ayağınıza geçirin ve çorabın topuğunu ayak topuğunuza iyice oturmasına dikkat edin.

Peki varis çorabını çıkarırken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çorabının koncunu tek elinizle tutup aşağıya hafifçe çekip kıvırın. Daha sonra yavaş yavaş aşağı doğru kaydırın. Bu durumda çorap iki kat oluşturur. Ardından yavaşça topuğunuzun üstünden kaydırın. Bu şekilde çorabınız hem kolay hem de yıpranmadan çıkmış olur.

 

Çorapları yıkarken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Op. Dr. Mustafa K. Çalık: Varis çorapları haftada en aşağı bir defa yıkanmalıdır. Çorabı tersine çevirdikten sonra beyaz kalıp sabun ile köpürtülmüş ılık suda el ile çalkalayarak, kesinlikle ovuşturmadan yıkayın. Çorabınızın en büyük düşmanı sıcak su, çamaşır makinesi ve deterjanlardır. Varis çorap kesinlikle sıkılmaz, iki havlu arasında düz olarak ıslaklığı alındıktan sonra gölge ve havadar bir yere kurutulur.Kurutma asla güneşte, soba yanında ve ütü ile yapılmaz.

KİMLER VARİS RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA

Genetik, ailesel geçiş

Obezite yani aşırı şişmanlık

* Kadınlık hormonu taşıyor olmak veya tedavi için hormon kullanmak

* Gebelik (özellikle çok doğum yapmış olmak)

* Yaş; her yaş grubunda görülebilse de ileri yaşlarda görülme sıklığı artar

Yaşam tarzı: Uzun süreli sabit oturuşlar veya sabit ayakta duruşlar

Meslek: Öğretmen, iş adamı/kadını, pilot/hostes, doktor/hemşire, sekreter, memur, ev kadını gibi meslekler.

* Flebit gibi damar iltihaplanmaları sonrası

* Derin Ven trombozu nedeniyle olan damar hasarı

* Travma: Bacaklara yönelik ameliyata veya kazalara bağlı hasarlardan

* Tümörler

* A-V şantlar ve bazı doğuştan gelen hastalıklar

 

Kadıköy Şifa Ataşehir

Varis Merkezi Direktörü Opt. Dr. Mustafa Kemal Çalık 


http://www.posta.com.tr/saglik/HaberDetay/Ailenizde_varis_varsa_dikkat_edin_.htm?ArticleID=11948&PageIndex=1

http://www.posta.com.tr/saglik/HaberDetay/Varis__Geliyorum__der.htm?ArticleID=12070&PageIndex=1

http://www.posta.com.tr/saglik/HaberDetay/45_dakikada_varise_elveda.htm?ArticleID=12116

http://www.posta.com.tr/saglik/HaberDetay/Ilac_varise_care_olmuyor.htm?ArticleID=12196&PageIndex=1


http://www.posta.com.tr/saglik/HaberDetay/Varis_corabi_olmadan_tedavi_olmaz.htm?ArticleID=12393

http://www.posta.com.tr/

http://www.posta.com.tr/Saglik

loading